Özgül Öğrenme Güçlüğü / 1-7 Kasım Disleksi Farkındalık Haftası


Eklenme Tarihi : 07.11.2017

ÖZGÜL ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ

Öğrenme; çevremizi algılama ve anlamlandırma, kişinin kendini denetlemesi ve sınırlandırması, uyaranları izleyip uygun tepkiler verebilmesini sağlayan kendine özgü sistemi olan bir mekanizmadır. Bu nedenle, mekanizmada oluşabilecek bir aksaklık kişinin tüm yaşam alanlarını tehdit etmektedir.

Öğrenme güçlüğü, normal ya da normalin üzerinde zekâya (IQ > 85) sahip çocuklarda ruhsal bir hastalığı, belirgin bir beyin patolojisi ve duyusal özrü olmamasına rağmen dinleme, konuşma, okuma, yazma, akıl yürütme ve matematik becerilerinin kazanılması ile kullanılmasında önemli güçlüklerin yaşanmasındır.  Bu güçlüklerden dolayı, kendini idare etme, sosyal algılama ve etkileşimde sorunlar yaşayan;  standart eğitime rağmen yaşına ve zekâsına uygun başarı gösteremeyen bireylerde görülen nörolojik kökenli gelişimsel bir bozukluktur (Demir, 2005).

Özgül öğrenme güçlüğü eğitim sistemiyle yakından ilintili bir bozukluktur. Bu nedenle ilköğretim döneminde tanı konulmaktadır. Konuşma bozukluğu ve motor beceri bozukluğu, öğrenme güçlüğüne göre daha çabuk fark edildiğinden aileler bu konuda erken dönemde destek almaya yönelmektedirler. Ancak, zekâları normal, herhangi bir nörolojik sorunu olmayan bu çocuklar okula başladıklarında bir dizi sorunlarla karşılaşmaktadır. Bu sorunlar ağırlıklı olarak yazım hataları olarak karşımıza çıkmaktadır. "p, b, d, m, n" sıklıkla karıştırılan harflerdir. Görsel uyaranları algılamakta da güçlükleri olduğu için yazılanları tersinden okuyup yazma sıklıkla görülmektedir.

Örneğin "koy" yerine "yok" yazmak gibi. Sayıları sıklıkla karıştırırlar. Ardıl olarak saymak kolay bir görevdir. Ancak eşleşme yaparak ya da kategorileme yaparak sayı saymakta zorlandığı ve dört işlemde "örneğin 5 yerine 2, 6 yerine 9 yazma" gibi durumlar da görülmektedir. Yön ve zaman kavramları yoktur. Noktalama işaretlerini kullanmama, okurken yazıları takip edememe, eksik okuma ve ters yazma gibi belirtiler bozukluğun işaretleridir (Silver 1996).

Özgül öğrenme güçlüğü olan çocuklarda zihinsel durum değerlendirmeleri, genellikle her bir zihinsel işlevin (dil becerisi, bellek, aritmetik, yapılandırma, sınıflandırma vb. gibi) tek tek test edilmesi şeklinde yapılır. Bütün sistemin gözden geçirilmesi, sorun alanlarının belirlenmesi açısından çok pratik bir yöntemdir. Çünkü dikkat uzamı daralmış olan hastalarda aritmetikten belleğe hatta yapılandırmaya kadar pek çok bilişsel alanda başarısızlık görülmektedir (Spencer ve ark. 1999).

Özgül Öğrenme Güçlüğü (ÖÖG) Etyolojisi

Beyin Hasarı: Doğum öncesi, doğum sonrası ve doğum sırasında yaşanılan problemler,bebeğin MSS’ini (merkezi sinir sistemi) etkileyebilir ve risk faktörü oluşturabilir.

Genetik Faktör: Genetik faktörlerin beynin gelişimi, fonksiyonel formunu etkilediği ve bu sebeple öğrenme güçlüğünün bilişsel işlevleri ile ilgili etkilenmeye yol açtığı kabul görmektedir. İkiz çalışmaları öğrenme güçlüğü genetik bir bozukluk olduğu düşüncesini desteklemektedir. Çeşitli çalışmalarda tek yumurta ikizlerinde konkordans oranı % 68, çift yumurta ikizlerinde % 38 olarak verilmektedir (Doğan, 2012).

Nörolojik fonksiyonlardaki bozukluk, bilgi işleme modeli, algısal bozukluklar,  yakın akraba evlilikleri, genetik, metabolik hastalıklar, gebelik sırasında bakımın yetersizliği, ilaç, alkol, sigara ve madde kullanımı, doğum anoksisi, doğum sonrası hastalıklar, konvülziyonları, MSS enfeksiyonları, grip virüsleri, kurşun zehirlenmesi, erken çocukluk döneminde uzun süreli beslenme yetersizlikleri vb. etmenler yer almaktadır (Demir, 2005). Prematüre ve düşük doğum ağırlığı özgül öğrenme güçlüğü riskini artırır. Aynı zamanda prenatal dönemde nikotine maruz kalmada risk faktörüdür (DSM-V, 2013).

 

ÖÖG tedavi edilebilen bir hastalık değildir ve herhangi bir tıbbi tedavisi bulunmamaktadır. Erken tanımlanması ve sonrasında da uygun şekilde eğitimle gerekli uyarlamaların yapılması ile öğrencinin bu durumdan en az şekilde etkilenmesi sağlanmalıdır. Aile çocuğun durumunu anlamalı, onu desteklemeli ve ondan gerçekçi beklentiler içinde olmalıdır. Ayrıca, öğretmenler de tanı almış çocuklarla çalışırken; onların özgüvenini desteklemeli, onlara yönelik küçük grup çalışmaları yapmalı ve sıra arkadaş seçimine dikkat etmelidir. Ayrıca, geri bildirimlere ve destek eğitim odalarına yer verilmelidir.


© 2014 Akgün Yazılım / Tüm hakları saklıdır.